T129 ATAK Himalayalar’da…

T129 ATAK Himalayalar’da…

T129 ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri Pakistan’ın zorlayıcı iklim ve coğrafi koşullarında, Pano Aqil’de 50 derecede yüksek sıcaklık testlerini, Himalayalar’ın başlangıcı Hindikuş Dağları’nda ise 14.000 feet’te yüksek irtifa testlerini gerçekleştirerek dünyada hiçbir taarruz helikopterinin yapmadığı ve yapmak istemediğini başardı.

2014 yılı Eylül’ünde, T129 ATAK Helikopteri’ni değerlendirmek üzere Türkiye’ye gelen Pakistan Test ve Değerlendirme Heyeti, gerçekleştirilen uçuş ve atış testlerinin ardından oldukça olumlu izlenimler ile ülkemizden ayrılmıştı. Akıllarında tek bir soru işareti kalmıştı. T129 ATAK Helikopteri, Türkiye koşullarında oldukça tatmin edici bir performans göstermekteydi. Fakat Pakistan, dört mevsimin de en zorlu şekilde yaşandığı oldukça çetin bir coğrafyaydı. Ülkede test edilen ve kullanılmakta olan bütün helikopterler, ülkenin zorlayıcı coğrafi ve iklimsel koşullarında sınıfta kalmaktaydı.

Mevcut envanteri, Pakistan Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetlerine çeşitli kısıtlamalar getirmekteydi. Pakistan Silahlı Kuvvetleri, istenilen mevsimde, günün istenilen saatinde faal olacak bir taarruz helikopteri aramaktaydı. Elbette Türkiye’de gösterilen başarılı performans oldukça önemli bir veriydi; fakat rakip ürünlerin Pakistan koşullarındaki geçmiş performansının yetersizliği, Pakistan tarafını ince eleyip sık dokumaya mecbur kılıyordu.

Türkiye’de gerçekleştirilen test faaliyetlerinin ardından, SSM koordinasyonunda mutabık kalınan yol haritasındaki yeni görev, T129 ATAK Helikopteri’nin Pakistan koşullarında test edilmesiydi…

Yoğun bir diyalog sürecinin ardından, Pakistan’da gerçekleştirilecek testlerin içeriği ve kapsamıyla ilgili çalışmalar ve ön hazırlıklar gerçekleştirilmişti. Pakistan Kara Havacılık Komutanlığı tarafından talep edilen bütün performans kriterleri Pakistan’da 21-31 Mayıs 2016 tarihleri arasında teste tabi tutulacaktı.

Tarihler 21 Mayıs 2016’yı gösterdiğinde, TUSAŞ Akıncı tesisleri tanıdık bir simayı ağırlıyordu. T129 ATAK Helikopteri’nin uluslararası maceralarındaki yol arkadaşı IL-76 modeli kargo uçağı, T129 ATAK Helikopteri’ni bir kez daha yapılamayanı yapmaya götürecekti. Bu uluslararası maceradaki “yapılamayan” küresel bir “yapılamayan” dı. Daha önce hiçbir taarruz helikopterinin gitmediği yerler, T129 ATAK Helikopteri’ni bekliyordu.

Bütün TUSAŞ ekibinde bu zorlu görevin heyecanı hakimdi. T129 ATAK Helikopteri’nin kargo uçağına yüklenmesi ile aylar süren hazırlıklar tamamlanmış, Türkiye’deki ve Pakistan’daki bütün faaliyetler koordine edilmişti. Artık söz sırası T129 ATAK’taydı…

Pakistan’da Sıcak Karşılama… 47 Derece

22 Mayıs 2016 tarihi geldiğinde önce TUSAŞ ekibi, ardından da T129 ATAK Helikopteri Pakistan’ın Multan şehrinde konuşlu Kara Havacılık Komutanlığı tesislerine intikal etmişti. Geçmişteki bütün uluslararası görevlerde olduğu gibi, gümrük görevlilerinin şaşkın ve hayran bakışları eşliğinde T129 ATAK Helikopteri’nin nakliyesi tamamlanmış oluyordu. Geçmişteki görevlerden farklı olarak Pakistan gümrüğünde şaşkınlık ve hayranlık duygularına ilaveten bir başka duygu daha yoğun bir şekilde yaşanmaktaydı: Pakistan vatandaşları, dost ve kardeş ülke Türkiye’nin T129 ATAK Helikopteri ile gurur duyduklarını ifade ediyorlardı. Akşam saat 18:00 sularıydı… Sıcaklık 47 dereceydi… Pakistan T129 ATAK Helikopteri’ni oldukça sıcak bir şekilde karşılıyordu… T129 ATAK Helikopteri’nin kendine tahsis edilen hangardaki yerini almasının ardından istirahata çekilen operasyonlar ekibi, yüksek sıcaklıktan etkilenmemek için sabaha karşı saat 03:30’da hummalı bir çalışmaya başlamış ve T129 ATAK Helikopteri’ni kısa sürede hazır hale getirmişti. T129 ATAK Helikopteri, ilk testlerine hazırdı.

T129 ATAK Helikopteri ilk testi için alana getirildiğine saatler 09:30’u gösteriyordu. Pakistan Kara Havacılık Komutanlığı envanterindeki helikopterlerin yüksek sıcaklık koşullarında çalışamıyor olması, kurallarda ve uygulamalarda kendini gösteriyordu. Yaz aylarında, saat 10:00’dan sonra alandan hiçbir helikopter kalkmıyordu. Sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen eğitim uçuşlarından dönen helikopterler, birer birer inerek motor susturuyor ve yerlerine çekiliyordu. Saatler 10:00’u gösterdiğinde alandaki tek ses T129 ATAK Helikopteri’nin motorlarının sesiydi.

Kalkıştan saniyeler önce Multan Kara Havacılık Komutanlığı kule sorumlusu ile Multan Uluslararası Havaalanı kulesi arasında ilginç bir telsiz görüşmesi yaşanıyordu:

– Hayırlı olsun! Yeni helikopteriniz bu mu?

– Teşekkürler, inşallah.

– Kuyruk numaranız nedir?

– Bilmiyorum… Türkler T129 diyor…

– T129’a güvenli uçuşlar diliyoruz…

Pakistan coğrafyasının ve ikliminin ortak ürünü olan yoğun bir toz tabakası kalkıyordu önce. Sesler arttıkça, tozlar da artıyordu. Tozu dumana katan T129 ATAK Helikopteri kalkışını tamamladığında, alandaki diğer bütün helikopterler adeta saygı duruşuna geçmiş, ilgi dolu gözlerle yeni helikopteri izliyorlardı… Sıcaklık 47 dereceydi…

T129 ATAK Helikopteri’nin Pakistan’a gelişi, bir anda ülkedeki en önemli askeri gündem maddesi olmuştu. Üst düzey kuvvet komutanları, genelkurmay yetkilileri sırasıyla Multan’a geliyor, T129 ATAK Helikopteri’ni artık oldukça yakından tanıyan Multan Kara Havacılık Alay Komutanı’ndan helikoptere yönelik detaylı bilgiler alıyordu. Pakistan’ın dört bir yanından gelen yetkililer, T129 ATAK Helikopteri ile gerçekleştirilen uçuşlara eşlik ediyor ve istisnasız hepsi beğenilerini dile getiriyordu.

Bütün bu uçuşlarda, Pakistan yetkilileri için “gurur” yine hissedilen en önemli duygulardan biri oluyordu. Multan’daki misyonunu başarıyla tamamlayan T129 ATAK Helikopteri’nin esas sevdiği kısım yeni başlıyordu. En zorlu iklim ve coğrafya koşullarından oluşan bir rota onu bekliyordu. Önce, Pakistan’ın Chor bölgesinde bulunan güneydeki Pano Aqil şehrine giderek yüksek sıcaklığı, ardından da Pakistan-Afganistan sınırı boyunca uzanan ve Himalayaların başlangıç noktası olan Hindukuş Dağları’nda, yüksek irtifayı alt etmesi gerekiyordu.

Daha da Yüksek Sıcaklık… 50°

26 Mayıs’ta Multan’dan havalanan T129 ATAK Helikopteri, kendisine eşlik eden dokuz TUSAŞ personelini taşıyan Mi-17 Helikopteri ile birlikte, en sıcak zamanlarını yaşayan Pano Aqil şehrine doğru yola çıkıyordu. Pano Aqil’e varıldığında sıcaklık 50 dereceyi gösteriyordu. Cep telefonlarının, fotoğraf makinelerinin bile güçlükle çalıştığı hatta kendini kapattığı bu sıcaklıkta, T129 ATAK Helikopteri hiçbir güçlükle karşılaşmadan tüm testlerini başarıyla tamamlıyordu.

Helikopter indikten sonra değerlendirme toplantısı yapılan ofise geçildiğinde karşılaşılan bir manzara, sıcaklığın şiddetini tüm gerçekliğiyle gözler önünde seriyordu. Yeryüzünde sıcağı en çok seven canlılardan olan kertenkeleler bile, klimaların önüne boylu boyunca yatmış bir şekilde hayatta kalmaya çalışıyordu. T129 ATAK Helikopteri ise bu esnada yeni görevine hazırlanıyordu.

Arazide Geçen Üç Gün; Ansızın Gelen Kum Fırtınası…

Multan’a geri dönmek için tüm hazırlıklar tamamlandığında, ekibe meteorolojiden kötü bir haber geliyordu. Multan’da güçlü bir kum fırtınası başlamıştı ve şehir sivil ve askeri bütün hava araçlarına kapatılmıştı. Pakistan Kara Havacılık Komutanlığı yetkilileri bu durumda yeni bir planlama yapıyordu. T129 ATAK Helikopteri ertesi gün yeni görevine başlamak üzere, gece boyunca sıcaklığı 48 derecenin altına inmeyecek olan yeni hangarına çekiliyordu. Yanında hiçbir yedek parçası ve ekipmanı da yoktu.

T129 ATAK Dünya’nın Çatısı’nda… Himalayalar’da…

Ertesi gün sabahın ilk ışıklarıyla harekete geçen TUSAŞ ekibi, görece serin (!) 45° sıcaklıkta, T129 ATAK Helikopteri’ni yeni görevi için alana çekiyordu. Multan halen kum fırtınasının etkisindeydi ve istikamet doğrudan Himalayalar’ın eteklerindeki Quetta şehriydi. Himalayalar’da, bugüne kadar hiçbir taarruz helikopteri yüksek irtifa sınavını geçememişti. Bölgenin görüntüsü veya irtifanın yüksekliği T129 ATAK Helikopteri’ni ve TUSAŞ ekibini korkutmuyordu. Zorlu arazi koşullarında, Pakistan’daki evi Multan’dan fersah fersah uzakta görevini arazide icra eden TUSAŞ ekibi, kararlılığından ve özgüveninden hiçbir şey kaybetmiyordu. Vazife de beraberinde getirdiği sorumluluk da oldukça büyüktü, lâyıkıyla yerine getirilmesi elzemdi. Uçuş yapılacak olan 14.000 ft. irtifa ve 23 derece hava sıcaklığı,T129 ATAK Helikopterinin performansı dahilinde olmasına karşın, dünya üzerinde çok nadir yerde oluşmaktaydı. T129 ATAK, atalarının ayak izlerinin geçtiği, dünyanın en zorlu coğrafyasının olduğu yerlere, teker izlerini bırakıyordu.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Multan’daysa kum fırtınası tüm şiddetiyle devam ediyordu… Helikopter ve TUSAŞ ekibi yine dönemiyordu ve bir gece de Quetta’da konaklamak durumunda kalıyordu.

TUSAŞ ekibi, en kritik sınavlarını başarıyla vermiş olmanın huzuruyla geçiriyordu geceyi. Artık gözler meteorolojideydi….

T129’un Özgeçmişine Bir “Yapılamayan” Daha Ekleniyor…

Ertesi gün erken saatlerde meteorolojiden gelen iyi haberler üzerine hızla alana intikal eden TUSAŞ ekibi, tüm hazırlıklarını tamamlayarak kalkış pozisyonu alıyor ve motor çalıştırıyordu. T129 ATAK Helikopteri’nin takozlarının bile altından çekilmiş olduğu bir noktada, Pakistan makamlarından gelen yeni bir talep bütün operasyonu değiştiriyordu. İlk planlamada Quetta – Multan arasında bir noktada yakıt ikmali planlanmaktaydı. Yeni talep ise, T129 ATAK Helikopteri’nden bir “yapılamayan”ı daha istiyordu; Yakıt ikmali yapmadan Afganistan sınırındaki Quetta şehrinden Multan’a direkt uçuş…

Yeniden hesaplamalar yapıldı, zamanla bir yarış başlamıştı. Yeni planlamaya göre yaklaşık 480 kilometrelik bir yol gidilmesi gerekiyordu ve bir yandan da Multan’daki kum fırtınasının şakası yoktu. Meteoroloji yeni kötü haberlerini iletmeden ve hava hazır açılmışken intikal gerçekleştirilmeliydi. T129 ATAK Helikopteri iki gecedir hiç bilmediği yerlerde, yanında hiçbir yedek parçası ve ekipmanı olmadan konaklıyordu ve rutin bakım zamanı yaklaşmaktaydı. T129 ATAK Helikopteri’nin üstün performansı ve TUSAŞ pilotlarının kabiliyetleri sayesinde, kalkıştan 2 saat 40 dakika sonra, TUSAŞ ekibi Ankara’ya müjdeli haberi geçiyordu. Üstelik iniş gerçekleştiğinde, T129 ATAK Helikopteri’nin hala 33 dakikalık yakıtı kalmıştı. Pakistan tarafında yüzler gülerken TUSAŞ tarafı durumu anlamlandırmaya çalışıyordu. Ekibe gelen yeni bilgi, gülen yüzlerin sebebini aydınlatmıştı; Multan önemli bir ana şahitlik etmekteydi. Daha önce hiçbir taarruz helikopteri bu şartlarda bu menzilde uçamamıştı.

T129 ATAK Helikopteri, farkına bile varmadan, operasyonel geçmişine bir “yapılamayan” daha ekliyordu. Testlerin en önemli ve zorlu kısmı geride kalmış, TUSAŞ ekibi ve ilk Türk Prototipi olan P6 bu zorlu görevden yüzünün akıyla çıkmayı bilmişti. TUSAŞ ekibinin yaşadığı gurur ve görevini yapmış olmanın verdiği haz, arazide üç gündür çekilen tüm sıkıntı ve yorgunluğu tamamen unutturmuştu.

Multan Kara Havacılık Komutanlığı’ndaki son testi olan gece uçuşu testlerini de başarıyla tamamlayan T129 ATAK Helikopteri artık görevini yapmış olmanın huzuruyla Türkiye’ye, evine dönmeyi bekliyordu.

Günlerdir hemen yanındaki Multan Uluslararası Havaalanı’nda kendisini bekleyen kargo uçağıyla tekrar buluşuyor ve TUSAŞ tesislerine intikalinin ardından, bir sonraki uluslararası macerasında yeniden buluşmak üzere vedalaşıyordu…

Kaynak: www.defenceandtechnology.com
Google+ Linkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.