Geleceğin deniz savaşlarında insansız dönem

Geleceğin deniz savaşlarında insansız dönem

İnsansız sistemler; gelişen teknoloji ile birlikte daha da yaygınlaşacak, mevcut uygulamalar ve düzende konseptsel değişiklikler yaşanmasına sebep olacaktır. İnsansız sistemlerin kullanımı, Deniz Kuvvetlerinde her geçen gün artacaktır.

Yaşanan teknolojik gelişmelere paralel olarak sadece insansız sistemlerin sayısı değil, kullanım alanı da gün geçtikçe artacak ve geniş bir spekturumda görev icra eden çok fonksiyonlu insansız sistemler, harekât ortamında yerlerini alacaktır. Bu sistem ve araçların kullanım alanları, mekatronik ve bilişim başta olmak üzere teknolojik gelişmeler çerçevesinde her geçen gün genişlemekte; dost/düşman ayrımı yapmaktan düşman unsurlara angajman gerçekleştirebilmeye, tanımlanmış deniz resminin tesisinden deniz kontrolünün sağlanmasına kadar tüm Deniz Kuvvetleri faaliyetlerini etkileyecek bir boyuta ulaşmaktadır.

Deniz Kuvvetlerinin ve müşterek unsurların yurt savunması, terörizmle mücadele, asimetrik harp ve konvansiyonel savaş kabiliyetlerini artırmada çok önemli role sahip insansız deniz araçları (İDA); ülkenin bölgesel, uluslararası ve küresel boyuttaki düşmanlarına karşı caydırıcılığı konusunda da destek sağlayacaktır. Bu bağlamda İDA’lar, muhabere ve operatör ihtiyaçlarını azaltmak maksadıyla gün geçtikçe yüksek seviyede otomatikleştirilecektir. İDA’lar deniz harekât ortamında istihbarat, keşif, gözetleme ve düşmana angaje olmak maksatlarıyla temel harp nevilerinde daha yoğun kullanılacaktır. Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri tarafından imkân ve kabiliyetlerin artırılması için İDA’ların muharebe alanına yerleştirilmesi ve geliştirilmesi ön plana çıkacaktır. Kuvvet yapılarını şekillendiren ve mevcut sistemleri modernize eden karar vericiler için İDA’lar artık hayati önemde olacaktır.

TARİHÇE

İDA’ların geliştirilme gayretleri, İkinci Dünya Savaşı Dönemi’ne dayanmaktadır. Alman Deniz Kuvvetleri tarafından intihar saldırıları düzenlemek maksadıyla kullanılan patlayıcı yüklü tekneler zaman içinde geliştirilmiş ve Kanada tarafından yapılan çalışmalar kapsamında geliştirilen COMOX isimli İDA, 1944 yılında icra edilen Normandiya Çıkarması öncesi kıyıların dumanlanması maksadıyla üretilmiş ancak görevlendirilmemiştir.1 İkinci Dünya Savaşı sonrasında İDA’ların kullanım alanı genişlemiş ve 1946 yılından itibaren ABD tarafından atom bombasının kullanıldığı bölgelerde, radyoaktif su örnekleri toplamak maksadıyla kullanılmaya başlanmıştır. 1950’lerden itibaren ABD Deniz Kuvvetleri Mayın Savunma Laboratuvarı tarafından üzerinde çalışılan İDA, 1954 yılında mayın tarama maksatlı kullanılmış ve zaman içinde İDA’ların “Mayın Karşı Tedbirleri” (MKT) faaliyetlerinde kullanımı giderek artmıştır.2 1960’larda ABD tarafından 23 ft’lik bir fiberglas tekne, uzaktan kumandalı çalışan bir mayın tarama aracı (chain drag) olarak modifiye edilmiş ve bu botlardan bir kısmı, Vietnam’daki mayın tarama harekâtı için Nha Be’de3 bulunan Mayın Komodorluğu emrinde görevlendirilmiştir.4 Mayın temizleme maksatlı İDA geliştirme çabaları devam etmiş ve 1990’larda manyetik ve akustik tarama kabiliyeti olan sistemler geliştirilmiştir.5

1990’lardan itibaren İDA’ların araştırma faaliyetleri ve sivil uygulamalar için kullanımı başlamıştır. Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından 1993 yılında farklı görevleri icra etmek maksadıyla ARTEMIS isimli ilk İDA’lardan biri üretilmiştir. ARTEMIS, zaman içinde geliştirilmiş ve birçok sivil alanda kullanılan İDA’lar faaliyet göstermeye başlamıştır.6

1990’ların sonlarından itibaren İDA’lar yaygın olarak istihbarat ve keşif/gözetleme (İKG) maksatlı olarak kullanılmaya başlanmıştır. ABD tarafından üretilen ilk prototipler, OWL ve ROBOSKI olarak adlandırılmıştır. Başlangıçta ROBOSKI, gemilerin kendi eğitimlerini icra etmesi maksadıyla su üstü hedefi kapsamında kullanılmış, müteakiben yerleştirilen sensörler vasıtasıyla su üstü keşfi maksadıyla görevlendirilmiştir. Bu modellerin yeni versiyonu olarak 2000’li yılların başlarından itibaren geliştirilen OWL MK II, ABD donanması tarafından 2003 yılında icra edilen Irak Harekâtı esnasında fiilen kullanılmıştır.

OWL MK IIABD tarafından geliştirilen SEA FOX MK 2 modeli İDA, klasik İKG kabiliyetinin yanı sıra sahip olduğu dört yolcu kapasitesi ile arama/kurtarma faaliyetlerinde ve özel kuvvet harekâtına destek maksadıyla kullanılmaktadır.7

RMOP

Uzaktan Kumanda Edilen Mayın Avlama Operasyonel Prototipi (RMOP)

İDA’ların mayın harbinde kullanımı yönündeki çalışmalar sayesinde 1997 yılında Basra Körfezi’nde, USS Cushing gemisi üzerinden” Uzaktan Kumanda Edilen Mayın Avlama Operasyonel Prototipi (RMOP)” kullanılmıştır. RMOP, Basra Körfezi’nde icra edilen SHAREM 119 Tatbikatı’nda 12 gün mayın avlama harekâtı icra etmiştir. Diğer yandan ABD tarafından 2003 yılında icra edilen Irak Harekâtı’nda (Operation Iraqi Freedom) mayın temizleme harekâtı kapsamında insansız su altı araçları fiilen kullanılmıştır.8

Bugün Danimarka’nın STANFLEX’i, Almanya’nın TROIKA Grubu, Hollanda’nın DRONE’ları, İngiltere’nin RIM DRONE’ları, İsveç’in SAM II ACV (Kendinden Tahrikli Manyetik/Akustik Mayın Tarayıcı) ve Japonya’nın HATSUSHIMA sınıfı MKT gemilerinde bulunan SAM ACV’leri gibi birçok ülke tarafından yeni İDA modeller geliştirilmektedir. Gelişen teknoloji ile birlikte İDA görevlerine atış hedefi uygulamaları da eklenmiştir. İDA’ların atışlarda hedef çekici ya da atış hedef gemisi olarak kullanımı günümüzde de devam etmektedir.9

ABD tarafından başlatılan, sonrasında 2003 yılında Fransa ve Singapur’un da katıldığı SPARTAN Projesi; üzerinde hem güdümlü mermi hem de sonar taşıması nedeniyle İDA’ların su üstü ve denizaltı savunma harbinde kullanımı için örnek bir proje olarak ortaya çıkmıştır. SPARTAN, ABD tarafından Irak Harekâtı’nda fiilen kullanılmış ve USS Gettysburg ile Basra Körfezi’nde tatbikat, keşif, gözetleme ve istihbarat faaliyetleri icra etmiştir.10

Basra Körfezi’nde keşif, gözetleme ve istihbarat görevi icra eden SPARTAN

Basra Körfezi’nde keşif, gözetleme ve istihbarat görevi icra eden SPARTAN

Yeni üretilen İDA’larda asıl beklenti, birçok görevi birlikte icra edebilmek olarak tanımlanan çok fonksiyonluluktur. ABD ve İngiltere gibi ülkelerde Deniz Kuvvetleri modüler yapıda ve mümkün olduğunca görev tipine uygun İDA’lara ilgi göstermektedir.12 İDA’ların geliştirilmesi süreci incelendiğinde süratli gelişmeler kaydedildiği görülmektedir. Günümüzde harekât icra ederken karşılaşılan görevin mahiyetine ve ihtiyacına uygun olarak kısa bir sürede istenen nitelik ve yeteneklere sahip insansız sistemlerin üç boyutlu yazıcılar vasıtasıyla üretilmesinin üzerinde çalışıldığı, İngiltere başta olmak üzere denizcilikte küresel ve bölgesel aktör olmak isteyen ülkelerin insansız sistemler üzerinde yoğunlaştığı gözlenmektedir.13

İDA’LARIN ÖZELLİKLERİ VE SINIFLARI

İDA’lar en temel şekilde, su altı veya su üstünde harekât icra etme kabiliyetine sahip otonom veya bir operatör tarafından uzaktan kontrol edilebilen deniz vasıtası olarak tanımlanmaktadır. İDA’ları, insansız su üstü ve su altı araçları olmak üzere iki ana başlık altında ele almak yerinde olacaktır. İnsansız deniz araçları temel olarak Deniz Kuvvetlerinin “insanlı platform/sistemlerle ve gemilerle entegre edilerek tüm seviyedeki komutanlara durumsal farkındalık ve savaş avantajı sağlayacak şekilde imkân ve kabiliyeti yüksek, etkili ve karşılıklı çalışabilirliği artırmak” yönündeki amacını gerçekleştirmek ve bu yöndeki isteğe yardımcı olmak maksadıyla dizayn edilmektedir. 2020 yılına kadar üretilecek İDA’ların %85’inin küçük ve yüksek otonomiye sahip olması hedeflenmektedir.14İnsansız sistemler dört temel konuda sağladıkları üstünlüklerden dolayı ön plana çıkmakta ve önem arz etmektedirler. Bunlar;15

– Maliyet (Economy): İnsanlı sistemlere göre daha hesaplı olmaları,

– Dayanıklılık (Endurance): Personel ve platform sınırlamalarından daha az etkilenerek uzun süre görevde kalabilmeleri,

– Etki Alanı (For Forward): İnsanlı sistemler için tehlike arz eden, girişi mümkün olmayan alanlarda da kullanılabilmeleri,

– Tamamlayıcılık (Complementarity): İnsanlı sistemlerin imkân ve kabiliyetlerinden kaynaklanan zaafiyetleri bulundurmamalarıdır. Diğer yandan İDA’lara ilişkin sıklıkla dile getirilen faydalar, İngilizce kelimelerin baş harflerinden oluşan 4D özelliğidir. Bu özellikler şu şekilde belirtilmektedir:16

– Dull (Sıkıcı): İnsanlı sistemler için sıkıcı ve zor olabilecek görevlerde, örneğin dip tabiatının araştırılmasında kullanılabilme.

– Dangerous (Tehlikeli): İnsan hayatının riske girebileceği tehlikeli görevlerde, örneğin asimetrik tehdidin yoğun olduğu bir bölgede kullanılabilme.

– Dirty (Kirli): KBRN ortamında yapılacak harekâtlar, örneğin kirlenme tespitinde kullanılabilme.

– Deep (Derin): Düşük görünürlüklü İDA’larla hedef ülke derinliklerinde icra edilen bilgi harekâtı ve istihbarat toplama gibi faaliyetlerde kullanılabilme.

İNSANSIZ SU ALTI ARAÇLARI

İnsansız su altı araçlarının kullanımı, deniz kuvvetleri için yeni değildir. Bu sistemler yıllarca göreceli olarak düşük teknolojili amaçlar için kullanılmıştır.

MK 39 Ematt

MK 39 Ematt

MK 39 Ematt (Expendable Mobile Anti-Submarine Training Target) cihazı gibi belirlenmiş rotada ilerleyen ve eğitim amaçlı mobil hedef olarak kullanılan insansız sistemler, bu durumun en güzel örneğini teşkil etmektedir. Bunun ötesinde gelişen teknoloji ile birlikte 2-3 hafta süreyle belirlenen sahada karakol yapan, tespit ettiği hedeflere çarparak batıran ve her gün satha gelerek uydu üzerinden emirleri alan insansız su altı araçları da kullanılmaktadır. İnsansız su altı araçları yıllardır ticari maksatlarla da kullanılmaktadır. Örneğin, deniz altına kablo döşemek maksadıyla uzun süre insansız su altı araçları kullanılmıştır. Bu sistemlerin kullanım alanı, her geçen gün daha da artmaktadır. Özellikle küçük insansız su altı araçlarının hem ticari hem de askerî maksatlarla kullanım potansiyeli yaygınlaşmaktadır.17 İnsansız su altı araçlarına yönelik dört temel sınıflandırma yapılmaktadır.18

– İnsan Tarafından Taşınan Sınıf (Man Portable Class): 11-145 kg ağırlığında, 10-20 saatlik dayanıklılığa, 0.25 ft3 kapasiteye sahip sınıf.

– Hafif Sınıf (Light Weight Vehicle Class-LWV): 226 kg ağırlığında, insanlı sisteme göre 6-12 kat daha fazla yük taşıyabilen ve dayanıklılığı iki kat fazla olan sınıf.

– Ağır Sınıf (Heavy Weight Vehicle Class-HWV): 1.360 kg ağırlığında, 40-80 saatlik dayanıklılığa, 4-6 ft3 kapasiteye sahip denizaltıya yakın imkânları olan sınıf.

– Büyük Sınıf (Large Vehicle Class): 10 ton ağırlığında, 400 saat ve üstünde dayanıklılığa sahip su üstü gemileri ve denizaltılarla birlikte görev yapabilen sınıf. Bu sınıfların içinde, özellikle büyük sınıf insansız su altı aracının geliştirilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Bu sayede sensörlerinden elde ettiği bilgileri derleyecek ve daha etkin denizaltı savunma harbi (DSH), mayın harbi ile su üstü harbi icra edebilecek imkân ve kabiliyetlere sahip olabilecektir. İnsansız su altı araçlarına yönelik olarak 10 öncelikli görev söz konusudur. Bunlar; İKG, mayın harbi, DSH, kontrol ve tanıma,19 oşinografi, muhabere/seyir yardımcısı olma,20 malzeme transferi,21 bilgi harekâtı, zaman hassasiyetli vuruş ve arama kurtarmadır.22 İnsansız su altı araçları diğer insansız sistemlerden farklı olarak doğaları gereği daha fazla otonom olmak zorundadırlar ve su altı akustik ortam şartları nedeniyle muhabere, komuta/kontrol hususları daha zor sağlanmaktadır. İnsansız su altı araçlarındaki komuta kontrol ve muhabere hususları akustik şartlar nedeniyle birçok güçlüğü de beraberinde barındırmakta, insansız su altı araçlarına yönelik gelişmelerde ciddi zorluklar çıkarmaktadır.

İNSANSIZ SU ÜSTÜ ARAÇLARI

İnsansız su üstü araçlarına yönelik çalışmalar, asimetrik tehdidin ve denizde terörizmin daha çok hissedilmeye başlanması ile birlikte hızlanmıştır. Literatürde farklı sınıflandırmalar yer almakla birlikte insansız su üstü araçları yaygın olarak şu sınıflara ayrılmaktadır:23

– X Sınıfı (X-Class): Denizde denetim harekâtı görevleri ve özel kuvvet görev ihtiyaçlarına destek kapsamında kullanılmaktadır. Düşük ISR imkânı sağlamakta ve küçük gemilerden atılmaktadır. Daha çok özel kuvvet harekâtına destek maksadıyla kullanılmaktadır.

– Liman Sınıfı (Harbour Class): Yaklaşık 7 m’lik, deniz güvenliği görevlerine odaklı, belirli ölçüde İKG imkânı bulunan silahlı veya silahsız deniz aracıdır. Su üstü harbi ve E/H kapsamında kullanılmakta ve 35 kts’a kadar sürat yapabilmektedir.

– Snorkeler Sınıfı (Snorkeler Class): Mayın karşı tedbirlerinde yedekleme maksadıyla kullanılan yaklaşık 7 m’lik yarı suya batan bir teknedir. DSH ve nispi görünmezlik imkânı sayesinde özel kuvvet görevlerini destekleyebilecek imkân ve kabiliyettedir.

İsrailli Rafael firması ürünü 'Protector' insansız deniz aracı

İsrailli Rafael firması ürünü ‘Protector’ insansız deniz aracı

– Donanma Sınıfı (Fleet Class): 11 m uzunluğunda olan tekne ağırlık limitleri ve akıllı yük kapasitesinden dolayı amaca yönelik olarak inşa edilmektedir. Donanma sınıflarının çeşitli tipleri mayın harbi, DSH ve su üstü harbi kapsamında kullanılmaktadır. Ancak şunu belirtmek gerekir ki bu tarz bir sınıflandırmanın tam bir standardizayon sağlanabilmesi açısından çok da uygun olmadığı görülmektedir. İDA’lara ilişkin yapılacak sınıflandırma aynen İHA’larda olduğu gibi gelecekte eğitim standardizasyonunun sağlanması, sertifikasyon işleri gibi farklı konuları gündeme getirecek ve etkileyebilecektir. Bu noktada İDA’ların da seviyelerine göre sınıflandırılması; bu sınıflandırmanın ise öncelikle tonaj, müteakiben menzil kriteri dikkate alınarak yapılması faydalı olacaktır. Uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmelerde gemi inşa teknolojilerinde yaşanan gelişmeler ve tekne dizaynı sayesinde insansız su üstü araçlarının imkân ve kabiliyetlerinde çok ciddi ilerlemeler sağlanabileceği ifade edilmektedir.

Yaşanan gelişmelere bağlı olarak insansız deniz araçları öncelikli olarak MKT, DSH, deniz güvenliği, su üstü harbi, elektronik harp, özel kuvvet, denizde denetim harekâtına destek, kuvvet koruma, İKG, üs/liman savunması ve arama kurtarma gibi görevleri icra edebilecektir. İnsansız su üstü araçlarına yönelik çalışmaların tamamı savunma sanayisine yönelik değildir. Sivil sektörün kullanımı kapsamında insansız su üstü araçlarının deniz ticaretinde insanlı sistemlerin yerini almasına yönelik faaliyetler de devam etmektedir. Denizcilik gücü ileri seviyede olan ülkeler tarafından bu konuda çalışmalar devam etmekte olup deniz ticaretinde kullanılan gemilerin insansız ve merkezden uydu sistemleri üzerinden kontrol edilecek şekilde kullanımına yönelik çalışmalar sürmektedir. Sivil sektörün de insansız deniz araçlarını yoğun olarak kullanması durumunda özellikle deniz hukuku bağlamında ve denizcilik sözleşmelerinin uygulanması konusunda birçok yeni konu ve problem alanı uluslararası denizcilik kamuoyunun gündemine gelecektir.24

ASELSAN LEVENT İnsansız Su Üstü Deniz Aracı, farklı faydalı yüklerden oluşan modüler tasarımı sayesinde, keşif-gözetleme, acil müdahale ve haberleşme rölesi gibi değişik görevlerde kullanılabiliyor.

ASELSAN LEVENT İnsansız Su Üstü Deniz Aracı, farklı faydalı yüklerden oluşan modüler tasarımı sayesinde, keşif-gözetleme, acil müdahale ve haberleşme rölesi gibi değişik görevlerde kullanılabiliyor.

SONUÇ

İnsansız sistemler; gelişen teknoloji ile birlikte daha da yaygınlaşmakta, mevcut uygulamalar ve düzende konseptsel değişiklikler yaşanmasına sebep olmaktadır. Özellikle 4D olarak ifade edilen dull (sıkıcı), dangerous (tehlikeli), dirty (kirli) ve deep (derin) görevlerin icra edilmesinde insansız sistemlerin kullanımı Deniz Kuvvetlerinde her geçen gün daha da artmaktadır. İnsansız sistemler; maliyet (economy), dayanıklılık (endurance), etki alanı (for forward), tamamlayıcılık (complementarity) olmak üzere dört temel konuda sağladıkları üstünlüklerden dolayı ön plana çıkmakta ve önem arz etmektedir. İnsansız sistemler sadece askerî maksatlarla değil sivil maksatlarla da deniz altına kablo döşenmesinden balıkçılığa kadar birçok alanda kullanılmaktadır. Özellikle gelecekte, sivil sektörün kullanımı kapsamında İDA’ların deniz ticaretinde insanlı sistemlerin yerini alması söz konusu olabilecektir. Bu durum insansız deniz araçlarına yönelik evrensel kurallar zincirinin, kullanım konseptlerinin oluşturulması yönünde IMO gibi uluslararası teşkilatları da şimdiden harekete geçirmiştir.

ABD Savunma Bakanlığı’na bağlı İleri Savunma Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) tarafından 40.2 metre uzunluğunda üretilen “Sea Hunter” (Deniz Avcısı) adlı İnsansız Deniz Aracı

ABD Savunma Bakanlığı’na bağlı İleri Savunma Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) tarafından 40.2 metre uzunluğunda üretilen “Sea Hunter” (Deniz Avcısı) adlı İnsansız Deniz Aracı

İDA’lar bunlarla sınırlı kalmamakla birlikte temel olarak İKG, mayın harbi, denizaltı savunma harbi (DSH), su üstü harbi, amfibi harekât, denizde denetim harekâtına destek sağlanması, üs/liman savunması, deniz güvenliği, özel kuvvet harekâtına destek sağlanması, elektronik harp ve diğer görevler olmak üzere 11 farklı alanda kullanılmaktadır. İDA’lar hâlihazırda dünya bahriyelerinde daha yaygın olarak destek görevlerinde ve tamamlayıcı unsur olarak faaliyet göstermektedir. İDA faaliyetleri, temel deniz harbi faaliyetleri mantığı çerçevesinde insanlı deniz araçları ile birçok yönden benzerlik göstermektedir. Bu benzerlikler; yetişmiş ve eğitimli personel ihtiyacını, denizde çatışmanın önlenmesi, bakım/idame, muhabere, lojistik destek ihtiyacını ve eğitim konularını kapsamaktadır. Her geçen gün kullanım alanı daha da artan insansız sistemlere yönelik konseptlerin geliştirilmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda sadece günümüzde kullanım alanı ön plana çıkmış İHA’lara ilişkin konseptlerin tüm hususları kapsamayacağı ve eksikliklerin olacağı açıktır. Bu yaklaşım içerisinde konuya ilişkin hazırlanacak çalışmaların tüm insansız sistemleri kapsayacak şekilde geniş tutulmasının ve bu manada “İnsansız Sistemler Konsepti”nin hazırlanmasının gerekli olduğu değerlendirilmektedir.

İDA’lara ilişkin yapılacak sınıflandırma aynen İHA’larda olduğu gibi eğitim standardizasyonunun sağlanması, sertifikasyon işleri gibi konuları gündeme getirecektir. Bu noktada İDA’ların da İHA’lar gibi seviyelerine göre sınıflandırılması, bu sınıflandırmanın ise öncelikle tonaj, müteakiben menzil kriteri esas alınarak yapılması faydalı olacaktır.

1 Enrico Simetti; “Planning and Control of Autonomous Marine Systems”, Department of Communication”, Computer and System Science University of Genova, 2012, s. 11.

2 Volker Bertram; “Unmanned Surface Vehicles-A Survey”, Fransa, s. 2.

3 Vietnam’da Saigon’un güneyinde bir kasaba.

4 Matthew M. Graham; “Unmanned Surface Vehicles: An Operational Commander’s Tool for Maritime Security”, Naval War College, USA, 2008, s. 3.

5 N. Brown; “More Than Just A Remote Possibility: Usvs Enter The Fray”, Jane’s Navy International, 2003, s. 14-19.

6 T. Vaneck-J. Manley-C. Rodriguez-M. Schmidt; “Automated Bathymetry Using An Autonomous Surface Craft”, Navigation, Vol. 43, No. 4, 1996, s. 407-418.

7 Bertram; s. 4.

8 ABD Deniz Kuvvetleri; “The Navy Unmanned Surface Vehicle (USV) Master Plan”, 23 July 2007,s. 3.

9 ABD Deniz Kuvvetleri Mobil Gemi Hedefi (MST), Yüksek Süratli Deniz Hedefi (HSMST), QST 33 ve QST-35/35A SEPTAR adı verilen İDA’ları atış hedefi uygulamalarında fiilen kullanmaktadır.

10 Seapower; “Spartan Unmanned Surface Vehicle Scouts Persian Gulf”, Vol. 47, No. 2, 2004, s. 37.

11 ABD Deniz Kuvvetleri; s. 3.

12 ABD tarafından yeni dizayn edilen DRACO, Kanada yapımı BARRACUDA, Fransa’da üretilen INSPECTOR ve JETSTAR çok fonksiyonlu İDA’ların modern örnekleridir.

13 2016 yılında İngiltere’nin ev sahipliğinde icra edilen Joint Warrior Tatbikatı’nın ana temalarından biri otomatik sistemler olacaktır. http://researchbriefings.files.parliament.uk/documents/POST-PN-0511/POST-PN-0511.pdf; (Erişim Tarihi: 21 Aralık 2015).

14 Naval Forces; “Unmanned Surface Vehicles”, ISSN: 0722-8880, No. IV, Vol. XXXIII, 2012, s. 32.

15 Andrew Norris; “Legal Issues Relating to Unmanned Maritime Systems Monograph”, 2013, s. 6.

16 Industrial College of Armed Forces; “Robotics and Autonomous Systems Industry”, ABD, 2011, s. 4.

17 S. Vijay; “Autonomous Underwater Vehicles”, P.E.S.C.E. Mandta, s. 11, http://auvac.org/uploads/publication_pdf/AutonomousUnderwater-Vehicles%20seminar.pdf, (Erişim Tarihi: 21 Aralık 2015).

18 www.navy.mil.; p. 67, (Erişim Tarihi: 21 Aralık 2015).

19 Cisim tanıma, hızlı arama ve karina kontrolu vb.

20 Platformlar arasında bağlantı ve seyir yardımı sağlamak.

21 Diğer görevleri destek maksadıyla.

22 Robert W. Button- John Kamp- Thomas B. Curtin-James Dryden; “A Survey of Missions for Unmanned Undersea Vehicles”, RAND, 2009, s. 15.

23 ABD Deniz Kuvvetleri; s. 15.

24 Eric Van Hooydonk; “The Law Of Unmanned Merchant Shipping-An Exploration”, The Journal of International Maritime Law, 2014, s. 403.

Kaynak: www.defenceandtechnology.com

Google+ Linkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.