Selçuk Bayraktar: Milli Teknoloji Hamlesini Gençlerimiz Gerçekleştirecek

Selçuk Bayraktar: Milli Teknoloji Hamlesini Gençlerimiz Gerçekleştirecek

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve Baykar Makina Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, ” Türkiye’nin önündeki en büyük engellerden biri bürokratik vesayettir” dedi.

Muhammet METİN/defenceandtechnology.com

Selçuk Bayraktar, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı tarafından dün Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Milli Teknoloji Buluşmaları’nda 4 bin lise öğrencisi ile bir araya geldi.

Bayraktar, Havacılık tarihimize baktığımızda uzayı inceleyen ilk medeniyetlerden biriyiz. Müslüman bilim adamlarımız astronomi, coğrafya, fen bilimleri, matematik ve tıp gibi birçok alanda önemli çalışmalar yapmıştır. Birçok medeniyet Müslüman ve Türk bilim adamlarından bir çok sahada etkilenmiş akla ve bilgiye dayanan bu uygarlık, dünyanın bugün sahip olduğu pek çok değere de kaynaklık etmiştir. Fakat, özellikle Osmanlı döneminde önemli gelişmeler bürokratik vesayet yüzünden sonuçsuz kalmıştır.

Dünyada havacılık tarihi 1900’lü yılların başında başlıyor. Bu çalışmaları yapan ilk ülkelerden biriyiz. Bu alanda Cumhuriyet’in ilk yıllarında Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi (TOMTAŞ) gibi örnek çalışmaların olduğunu görüyoruz. Maalesef bu çalışmaların sonucu da iç açıcı değil. O dönemde uçuş okulları kurulmuş, farklı tipte uçaklar üretilmesine rağmen bürokratik vesayetten dolayı bunların önü kesilmiştir. Biz havacılık alanında ilklerden olacakken maalesef geri kaldık.

Bürokratik vesayet yüzünden insanlı uçaklarda kaçırdığımız treni teknolojideki hızlı gelişme sayesinde insansız sistemlerde yakalamak için bir fırsat doğdu. Ülkemizin milli olarak bu teknolojileri geliştirip üretmesi gerekiyor. Özellikle yurtdışından alınan sistemlerle ülke savunmasını yapmak güçtür. Bu noktada farklı birçok kısıtlamaya tabi tutulursunuz. Baykar Makina olarak 2000’li yıllarda bir grup üniversite öğrencisiyle bir araya geldik. İnsansız sistemler havacılığın ulaştığı son noktada, bu alan dünyada yeni yeni doğuyor. Ülkemizin bu alanda bağımsız olabilmesi için bir yerden başlamamız gerektiğini kararlaştırdık ve ilk olarak Mini İnsansız Hava Araçları üzerinde çalışmalarımıza başladık. Bürokratik engellemelere rağmen adım adım çalışmalarımızı büyüttük ve bugün sınıfının en iyisi olarak gösterilen Bayraktar Taktik İnsansız Hava Aracını Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü hizmetine sunduk. Bir kaç yüz yıldır süre gelen ve Türkiye’nin ilerlemesine engel olan hastalık bürokratik vesayet azaldı mı tabi ki azalmadı. Maalesef bizlerde çok sıkıntılı dönemler yaşadık. Özellikle Bayraktar Taktik İHA’nın test sürecinde bir çok hadise ile karşılaştık.

Örneğin, yıl 2009 mini İHA’ların daha büyüğünü yaptık. Bütün gün çalışıyoruz, uçağı tam pist başına getiriyoruz, son anda bir aksilik çıkıyor uçağı uçuramadan geri dönüyoruz. Böylece bütün günümüz heba olmuş oluyordu. Yine böyle günlerden birinde tüm hazırlıklarımızı yapıp saat 16:30’da test uçuşu yapabilmek için pistin başına gittik. Ondan sonraki günlerde hava muhalefeti olacağı için birkaç hafta uçağı uçuramayacağız. Bu sebeple o gün bu testi gerçekleştirmemiz gerekiyordu. Tüm elektroniğini, yazılımını bizim yaptığımız uçağı havalandırdık. Bu yaptığımız denemeler Cumhuriyet tarihinde bir ilk aynı zamanda. Uçak yer istasyonundan yavaş yavaş havaya doğru tırmanırken saat 16:45’te kuleden bize telefon geldi. Görevli :” Uçak beş dakika sonra piste dönsün. Bizim mesaimiz bitiyor.”dedi. “Böyle şey olmaz. Biz bu denemeyi yapabilmek için aylardır, yıllardır çalışıyoruz. Bugün uçuramazsak haftalarca uçuramayacağız. Burada tarihi bir durum var, siz mesai diyorsunuz” dedik. Kuledeki görevli “O zaman yukardan birileri bizi arasın” dediler. Hemen Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nı aradım ve durumu aktardım “Bize böyle böyle söyleniyor, biz bütün bu uçağı kendimiz geliştirdik ve sizden bir lira para talebimiz olmadı. Şimdi tam denemeyi yapacağız in diyorsunuz. Nasıl iş bu?” Müsteşarlık bunun üzerine ilgili kurumu arıyor ve ilgili kurum “Bugün uçmasınlar, yarın uçsunlar.” demiş. Ben artık bunun üzerine çok sinirlendim ve bir yandan da uçağı komuta ediyoruz. “Bu uçak insansız, kendi kendine çıkıyor yukarıya doğru. Komut veriyorum, in diyorum inmiyor. Mesai falan da tanımıyor. Sizin mesaisi bitmemiş hava savunma sisteminiz varsa gelsin indirsin” dedim. Ve o gün uçak tarihi rekorlarını kırdı.

Bürokratik vesayet nedeniyle hazır olan uçaklarımız 3 yıl gecikmeli olarak ordumuzun hizmetine girdi. Ama asla inancımızı ve azmimizi kaybetmedik ve bu tür engellemelere rağmen Türkiye kendi insansız hava aracı ile kendi mühimmatını yapan dünyada bir kaç ülkeden biri oldu.

Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri için ürettiğimiz Silahlı İnsansız Hava Araçları teröristle mücadelede yoğun bir şekilde kullanılıyor. Biz Baykar olarak bu alanda ülkemizi bir yere kadar getirdik. Bu bir bayrak yarışı gençlerimizin bu bayrağı daha ileri noktalara taşıyacağına inanıyorum.” şeklinde konuştu.

Kaynak: www.defenceandtechnology.com
Google+ Linkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.