Gözler 5 Ekim’de “KAPLAN”da olacak

Gözler 5 Ekim’de “KAPLAN”da olacak

Savunma sanayisinin önde gelen zırhlı kara aracı üreticilerinden FNSS ile Endonezyalı PT Pindad firması tarafından Türkiye’de tasarlanan ve geliştirilen Kaplan MT’nin ilk prototipi, eylül ayında Endonezya’ya ulaştı.

PT Pindad ortaklığında FNSS mühendislerinin çalışmalarıyla ortaya konulan Kaplan MT, Türk savunma sanayisi açısından tank sınıfında ihraç edilecek ilk araç olma özelliğini taşıyor. Kaplan MT, Endonezya Silahlı Kuvvetlerinin modern orta sınıf tank konseptine olan talebini karşılamak üzere geliştirildi.

Kaplan MT, Endonezya’nın Cilegon şehrinde 5 Ekim’de düzenlenecek Ulusal Silahlı Kuvvetleri Günü resmi geçidinde Endonezya Ordusu tarafından kullanılarak halkın karşısına çıkacak.

Savaş meydanlarına yeni oyuncu

Kaplan MT, iki ülkenin savunma bakanlıklarının da desteğiyle gerçekleştirilen başarılı bir ortak geliştirme projesi olarak öne çıkıyor.

Prototipi ilk kez 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2017) sergilenen orta ağırlık sınıfı tank, hassas doğrudan ateş kabiliyeti, yakın ateş desteği sağlayan mühimmattan tanksavar mühimmatına kadar uzanan geniş seçenekleri, üstün taktik ve stratejik hareket kabiliyetiyle muharebe sahasına yeni bir soluk getiriyor.

Kaplan MT, gücünü aracın arka kısmında bulunan ve “20 BG/ton” mertebesinde güç/ağırlık oranı sağlayan güç paketinden alıyor. Motor, bu gücü, çift pinli paletleri süren ve burulabilen mil üzerine kurulan, 6 tekerlekli, antişok süspansiyon sistemine sahip, yürüyüş sistemine aktarıyor.

Aracın ateş gücünü ise yüksek basınçlı 105 mm Cockerill topu entegre edilmiş ve gelişmiş bir otomatik doldurucuya sahip CMI Cockerill 3105 kulesi sağlıyor. Bu kuleyle Kaplan MT, düşük ağırlığına rağmen yüksek tahrip gücüne ulaşıyor.

Kaplan MT, avcı, vurucu özelliğinin yanı sıra araç komutanına taktiksel farkındalık sağlayan muharebe alanı yönetim sistemi ve lazer ikaz sistemiyle donatılıyor.

Kendi sınıfında, en üst düzeyde mayın ve balistik korumaya sahip olan Kaplan MT, kullanıcısına, muharebe alanındaki tehditlere karşı çok kısa sürede, yeterli ateş gücüyle hızlı yanıt verme imkanı tanıyor. Bu da beraberinde muharebe alanında üstün beka ve hareket kabiliyeti sağlıyor.

Kaynak: www.defenceandtechnology.com

Google+ Linkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.