Savunmada proje sayısı 600’ü geçti

Savunmada proje sayısı 600’ü geçti

Savunma Sanayii Müsteşarı (SSM) İsmail Demir, savunma ve havacılık cirosunun 6 milyar doları aştığını belirterek, yaklaşık 60 milyar dolar hacme sahip 600’ün üzerinde proje yürütüldüğünü açıkladı.

Yürütülen projelerde yüzde 70’lere varan yerlilik oranına ulaşıldığını belirten SSM Müsteşarı, şu açıklamalarda bulundu:

Savunma Sanayii alanında yükselen bir Türkiye görüyoruz. Sizin Türk Savunma Sanayiinin güncel durumu hakkındaki değerlendirmelerinizi öğrenebilir miyiz?

Sizin de ifade ettiğiniz gibi Türk Savunma Sanayii bilhassa son 15 yılda büyük bir atılım gerçekleştirmektedir. Bu atılımın gerçekleştirilmesinde Müsteşarlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen milli projelerimizin rolü büyüktür.

Bu hususu bazı rakamlarla açıklamak yerinde olacaktır. Geldiğimiz noktada 2002 yılında yaklaşık 1 Milyar ABD doları olan savunma ve havacılık cirosu, 15 yılda 6 kattan fazla büyüyerek 6 milyar ABD dolarını aşmıştır. Yine aynı dönemde, başlangıçta yalnızca 248 milyon ABD doları olan savunma ve havacılık ihracatı, 15 yılın sonunda  yaklaşık 8 kat büyüyerek 2 milyar ABD dolarına ulaşmıştır. Neredeyse yok denecek seviyede olan AR-GE harcaması ise bu sürede 1,2 milyar ABD doları seviyesini aşmıştır. Böylelikle ülkemizin AR-GE ve teknoloji yatırımı yapan sektörleri arasında savunma sektörü başat konumuna gelmiştir.

2002 yılında yaklaşık 5,5 milyar ABD doları bütçeli 66 savunma projesi yürütülürken geldiğimiz noktada yaklaşık 60 milyar ABD dolarlık hacme sahip 600’ün üzerinde proje yürütmekteyiz. Yürütülen projelerdeki yerlilik oranlarına baktığımızda ise 2000’li yılların başında sektörde %18 oranında yerlilik söz konusu iken günümüzde, projelerimizde %70’lere varan yerlilik oranına ulaşmış bulunmaktayız.

Savunma Sanayii Projelerinde yerlilik oranının %70’lere ulaştığını ifade ettiniz. Bu yerlilik oranına ulaşmamızı sağlayan projelere örnekler verebilir misiniz?

Müsteşarlığımızda daha önce de ifade ettiğim üzere 600’den fazla proje yürütüyoruz. Bu projelerimizin her biri bu yerlilik oranına katkı sağlayan projelerdir. Bu projeler; kara araçlarından insansız sistemlere, hava ve deniz araçlarından siber güvenlik ve yazılım projelerine, hava savunma projelerinden motor projelerine, radar, kamera, karıştırıcı sistemler gibi elektronik ve haberleşme projelerinden uzay ve uydu projelerine, silah ve mühimmat projelerine kadar geniş bir yelpazede yer almaktadır. Çok sayıdaki AR-GE projelerimiz bu amacı gerçekleştirmeye yönelik temel konuları adreslemektedir.

Burada tüm bu projelerimizden tek tek bahsetmek tabii ki mümkün değil. Ancak kamuoyunda yakından bilinen projelerimizden bazı örnekleri paylaşmak isterim:

İnsansız hava araçlarımız ANKA ve Bayraktar TB2, ATAK, ATAK II, Özgün Genel Maksat Helikopteri Projesi, Yeni Nesil Eğitim Uçağımız HÜRKUŞ, HÜRJET, Milli Muharip Uçak, Milli Gemimiz MİLGEM, İ-Sınfı Fırkateyn, Yeni Tip Denizaltı, Kirpi, Ejder Yalçın ve Kobra gibi zırhlı araçlarımız ve artık seri üretim ihalesinde son aşamaya gelmiş olduğumuz Milli Ana Muharebe Tankımız ALTAY, Milli Turboşaft, Turbojet, Turbofan motoru ve Zırhlı araçlar ile tank güç paketi geliştirme projelerimiz ile Milli Hava Savunma sistemi geliştirme projelerimiz bunlar arasında gösterilebilir.

Projeler arasında Bayraktar TB2 ve ANKA’dan bahsettiniz. Bu Projeler hakkında daha detaylı bilgi verebilir misiniz?

ANKA ve Bayraktar TB2 insansız hava araçlarımız teknik olarak MALE (Medium Altitude Long Endurance) sınıfı denen orta irtifa uzun havada kalışlı İHA sınıfında yer almaktadır.

Yaklaşık 24 saat kesintisiz havada kalma kabiliyetine sahip İHA’larımız gece ve gündüz, kötü hava şartları da dahil, keşif, gözetleme, sabit/hareketli hedef tespit, teşhis, tanımlama ve takip amaçlı, gerçek zamanlı görüntü istihbaratı görevleri icra edilebilmektedir.

Bahse konu projelerimizin yanında artırılmış faydalı yük ve mühimmat taşıma kapasitesi ile yüksek irtifada daha uzun süre istihbarat, keşif ve gözetleme görevi icra edebilecek Akıncı İHA ve İnsansız Savaş Uçağı Projesi için hazırlık çalışmalarımız hızla devam etmektedir.

TSK'ya 'Silahlı Bayraktar' teslimatı hızlandı-silahlı-bayraktar

Bunun yanında sizlerin de bildiği üzere İHA’larımız yerli mühimmatlarımızın entegrasyonu ile silahlı görev yapabilme kabiliyetine de ulaşmışlardır.

Silahlandırılan ve artık SİHA olarak ifade ettiğimiz araçlarımız muharebe sahasında aktif olarak kullanılmakta ve güvenlik güçlerimize büyük katkılar sağlamaktadır. İHA ve SİHA’larımızın güvenlik güçlerimize sağladığı katkıyı ve harekât üstünlüğünü yakın zamanda başarı ile tamamlanan Zeytin Dalı Harekatı’nda yakından müşahede ettik.

ATAK helikopterleri Afrin'de teröristleri böyle vurdu-atak

Zeytin Dalı Harekatında İHA ve SİHA’larımızla birlikte kullanıldığını gördüğümüz ATAK Helikopterimizin kabiliyetleri ve özellikleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

ATAK Helikopterimiz Silahlı Kuvvetlerimizin taktik ve taarruz keşif helikopteri ihtiyacını karşılamak üzere başlattığımız proje sonucunda İtalyan Leonardo Firması ile birlikte geliştirerek envantere kazandırdığımız silahlı taarruz helikopteridir.

Bu helikopterlerimiz daha önce yurt dışından tedarik ettiğimiz ve artık kullanım ömürlerinin sonuna yaklaşmakta olan Cobra helikopterlerini ikame etmektedir. Mevcut durumda 31’inci helikopterin teslimatını yaptığımız düşünüldüğünde ve bu teslimat hızı yurt dışından alabildiğimiz helikopter sayısı ile karşılaştırıldığında ordumuza yaptığımız katkı daha iyi anlaşılabilir.

ATAK helikopterimiz, tamamen milli görev bilgisayarı, aviyonik ve silah sistemleri ile teçhiz edilmiş olup; Cirit, UMTAS, L-UMTAS füzelerini kullanabilme kabiliyetine sahiptir. Helikopterlerimizin muharebe sahasındaki etkinliğini sizin de ifade ettiğiniz üzere Afrin’de daha yakından takip ettik. Helikopterimizin muadilleri ile karşılaştırıldığında dünyada ilk sıralarda geldiğini söylemek mümkün.

Ayrıca ATAK projesinden edindiğimiz bilgi birikimi ve tecrübe ile ATAK’ın abisi olarak nitelendirdiğimiz daha geliştirilmiş kabiliyetlere sahip, tasarımı da dahil olmak üzere milli bir helikopter geliştirmek için çalışmalarımıza başladık ve bu konudaki projemizde ilk adımı attık.

Ülkemizin geliştirdiği zırhlı araçlarımızın son durumu ile ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?

İçinde bulunduğumuz koşullar dikkate alındığında zırhlı araçlarımızı kendi imkânlarımız ile geliştirme zaruriyeti aşikârdır. Bunları düşünerek başlatılan birçok proje kapsamında yerli savunma sanayi firmalarımızın da özverili çalışmaları ile farklı kabiliyet ve kapasitede çok sayıda zırhlı aracı geliştirmiş bulunmaktayız. Araçlarımız NATO standartlarında mayın ve patlayıcı korumasına sahip olup her türlü koşulda, kahramanca görev yapan askerlerimizin hizmetine sunulmuştur. Zırhlı araçlarımızın tamamlayıcı unsurları olan elektronik sistemler görüntüleme ve koruma sistemlerinin entegrasyonu ve harekat ihtiyaçlarına göre yeni geliştirmeler devam etmektedir.

Ülkemizin yer aldığı coğrafya düşünüldüğünde denizlerde de güçlü olmamız gerektiği görülüyor. Denizlerde güçlü olmak için geliştirdiğimiz projeler nelerdir?

Güçlü donanma geleneğimizi sürdürme gerekliliği bu coğrafyada var olmamızın asli unsurlarındandır. Bu maksatla geliştirdiğimiz projelerimizden milli gemimiz MİLGEM gurur kaynağımızdır. MİLGEM’in daha da gelişmiş İ-Sınıfı fırkateyn projemiz halen devam etmektedir.

Bir tabur büyüklüğündeki kuvveti ana üs desteği olmadan kriz bölgelerine taşıyabilecek, üzerinde bulunduracağı zırhlı muharebe araçları, tanklar ve hava araçları ile çıkarma operasyonlarında kullanılacak en büyük gemi projemiz LHD kapsamında TCG ANADOLU gemimizin inşa faaliyetleri tüm hızıyla sürmektedir.

Denizlerimizdeki enerji, maden ve endüstriyel hammadde kaynak ve rezervlerinin saptanması, deprem çalışmalarının yapılması ile deniz seviyesi değişimlerinin incelenmesine yönelik üzerinde yer alan gelişmiş laboratuvarlar sayesinde ileri analiz kabiliyetine sahip sismik araştırma gemimiz Oruç Reis’i yurt içinde tasarlayıp üreterek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımıza teslim ederek ülkemiz hizmetine sunduk.

Amfibi harekat, araç ve teçhizatları ile birlik nakli, ateş desteği, gelişmiş ve ileri muhabere, elektronik ve komuta kontrol imkânlarıyla harekat ve lojistik görevlerine katkı sağlamanın yanında, gerektiğinde doğal afet yardım görevlerini yerine getirecek imkan ve kabiliyetlere sahip tank çıkarma gemi projemiz LST kapsamında TCG BAYRAKTAR ve TCG SANCAKTAR gemilerimizi yurt içi imkanlarla geliştirerek donanmamıza kazandırdık.

Bu projelerimizle beraber sahil güvenlik arama ve kurtarma gemileri, denizaltı kurtarma ana gemisi, yeni tip karakol botları ile süratli devriye botları da yurt içinde yaptığımız ve Deniz Kuvvetlerimizde başarı ile görev yapan başlıca diğer projelerimizdir.

Geldiğimiz aşama itibarı ile tüm su üstü gemilerimizi yerli olarak tasarlıyor ve üretebiliyoruz. Halihazırda yurt içinde inşa ettiğimiz yeni tip deniz altımıza ilaveten milli denizaltılarımızın da tasarımını da gerçekleştireceğiz.

MKEK MPT-76 üretimine hız verdi mpt-76

Afrin’e gerçekleştirilen harekatta ağırlıkla yerli mühimmatlarımızın kullanıldığını biliyoruz. Bu mühimmatlar ve milli tüfeğimiz MPT-76 hakkında bilgi verebilir misiniz?

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin taktik teknik istek ve özelliklerini sağlayan, muharebe ortamında gece ve gündüz, her türlü arazi ve hava şartlarında hizmet edecek milli piyade tüfeğimiz MPT-76 milli imkânlar dâhilinde tasarlanmıştır. 42 farklı NATO standardı kapsamında yapılan testleri hatasız geçen tek tüfek olma unvanını kazanmış olan MPT-76‘da seri üretim başlamış ve bugüne kadar 16 binin üzerinde tüfek teslim edilmiş olup teslimatlar sürmektedir.

Helikopterlerimizde kullanılan UMTAS, L-UMTAS, CİRİT; SİHA’larımızda kullanılan MAM-C ve MAM-L ile savaş uçaklarımızda kullanılan HGK, LGK, KGK gibi bir çok mühimmat milli imkanlarla üretilmeye başlanmıştır.

TSK: HİSAR-O ile test atışları yapılacak hisar-o test

Artık bu mühimmatlar konusunda yurt dışına herhangi bir bağımlılığımızın bulunmadığını söyleyebiliriz. Ülkemizin hava savunmasını geliştirmek için yürütülen projeler nelerdir?

Ülke güvenliğinin sağlanması için etkili hava savunma sistemlerine sahip olmak olmazsa olmaz ihtiyaçlardandır. Hava savunma kabiliyeti çeşitli aşamaları içeren kompleks bir sistemler bütünüdür. Katmanlı bir sistemler bütünü olması gereken hava savunma kavramında en alt katman olan Korkut Projesi kapsamında 2019 yılında seri üretim teslimatlarına başlayacağız. Alçak ve Orta irtifa Hava Savunma Sistemleri HİSAR-A, HİSAR-O projelerimiz 2020 ve 2021 de sonuçlanacaklar bunun tabii uzantısı olan HİSAR-U ise (Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi) projesi ise başlatılmış durumda. Aynı zamanda Uzun Menzilli Hava ve Füze Savunma Sistemi tedarik projelerimizle beraber ortak geliştirme ve üretim çabalarımız da devam etmektedir.

Ülkemizde geliştirilen zırhlı araç, uçak, tank, İHA gibi büyük projelerde kullanılan motorların yerli olarak geliştirilmesi için yürütülen çalışmalar nelerdir? Yakın bir zamanda yerli motorlarımızı görebilecek miyiz?

Milli imkanlarla geliştirdiğimiz projelerde yerli motorlarımızın kullanılmasının ne derece önemli olduğunun ve bu alanda yapılan ithalatın mümkün olan en düşük seviyeye indirilmesi gerektiğinin farkındayız. Bu amaçla tüm platform ve füzelerde kullanılan motorların yurt içinde geliştirilmesi için projeler başlatılmış durumdadır. Öncelikle bir sonraki aşamada taktik tekerlekli zırhlı araçların hepsinde yerli motor, dişli kutusu ve diferansiyel kullanma şartı getiriyoruz.

Yürüttüğümüz motor projelerinden İHA motoru yer testlerini tamamlamış olup ANKA İHA’mız üzerindeki testleri devam etmektedir. Çeşitli tip füze motoru projelerinin bir kısmında kabul aşamasına gelinmiş olup diğerlerinde geliştirme çalışmaları devam etmektedir. Helikopter motoru (Turboşaft), turbojet ve turbofan (İHA, uçak ve füze motorları) ile zırhlı araçlar ve Tank için güç paketi geliştirme aşamasındadır. Önümüzdeki yıllarda her birini aşamalı olarak ürün halinde görebileceğiz.

Roketsan “Uydu Fırlatma Aracı” tasarlıyor uzay

Son zamanlarda Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın, savunma sanayii alanında artan oranda yatırım faaliyetlerinde bulunduğunu gözlemliyoruz. Bu konu ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?

Sektörde dinamizm ve teknolojik farklılıklara ihtiyaç bulunan bir dönemdeyiz. Bunu gerçekleştirmek adına yeni fikirlere destek sağlayabilmek ve kritik önemdeki teknolojileri millileştirmek amacıyla %100 müsteşarlığımız iştiraki olan SSTEK A.Ş. kurulmuştur. Bu firmamızın misyonu, yeni kurulacak şirketler veya mevcut şirketlere ortak olmak sureti ile ülke savunması için gerekli yüksek teknoloji sistemlerinin geliştirilmesi ve üretilmesine katkıda bulunmaktır.

Ayrıca müsteşarlığımızca hibrit yakıtlı roket teknolojilerinin geliştirilmesi amacıyla Delta V A.Ş.; 4.5G ve ötesi (LTE) teknolojilerinde milli baz istasyonu ürettirip pazarlaması maksadıyla ULAK Haberleşme A.Ş.; İHA, uçak ve helikopterlerde kullanılan kameraların kritik bileşeni olan yüksek teknoloji detektör tasarımı ve üretiminde kabiliyet geliştirmek için TRD Mikroelektronik A.Ş. ile yarı-iletken teknolojilerinde kritik üretimleri yapmak ve ileri teknolojik yeni altyapıları kurmak adına YİTAL A.Ş. şirketleri ile TEST ve kalifikasyon şirketi, müsteşarlığımız yatırımlarındandır.

İlerleyen dönemde de bu ve benzeri oluşumlara müsteşarlığımız adına destek olmaya devam edeceğiz.

Kaynak: AK Parti Türkiye Bülteni
Google+ Linkedin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*