Savaş alanlarında yapay zeka dönemi

Savaş alanlarında yapay zeka dönemi

STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ’nin Teknolojik Düşünce Merkezi (STM Thinktech) tarafından düzenlenen “Terörle Mücadelede Yeni Oyuncu: Yapay Zeka” paneli, Ankara Sheraton Otel’de düzenledi.

STM ThinkTech, 25 Aralık 2018 tarihinde “Terörle Mücadelede Yeni Oyuncu: Yapay Zekâ” başlığı altında gerçekleştireceği üçüncü paneliyle, tüm dünyanın tartıştığı ve yatırım yaptığı konuyu gündeme taşıdı.

Açılış konuşmalarını STM Genel Müdürü  Murat İkinci’nin yaptığı, modeatörlüğünü gazeteci Hakan Çelik’in üstlendiği etkinliğin panelistleri arasında T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Genelkurmay Genel Plan Prensipler Bşk. Hava Tümgeneral Reha Ufuk Er, T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç, TÜBİTAK Bilgem Başkanı Prof. Dr. Hacı Ali Mantar ile Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersel Aydınlı yer aldı.

STM Genel Müdürü Murat İkinci panelin açılış konuşmasında, terörle mücadelenin karmaşık ve zor bir hale geldiğini belirterek, bu alanda kullanılmak üzere yapay zeka uygulamalarının teknolojik olarak öne çıktığını belirtti.

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin sonucu olarak yapay zeka alanında özellikle son 20 yılda ciddi gelişmeler yaşandığını dile getiren İkinci, “Hızlı karar alabilme, kendini iyileştirme, öngörü yapabilme, özerklik, yenilenme, başarım, eğitim, keşif ve istihbarat gibi konularda öne çıkan yapay zekanın, askeri, sivil ve ticari uygulamalarda karar destek, planlama ve operasyon süreçlerinde kullanımı artmaktadır ve bunlar gelecekte de çok ciddi bir aşamaya ulaşacaktır. Dünyadaki uygulamaların hızla artması bu konuya yapılan yatırımın gelecekte ciddi bir şekilde sonuç vereceğinin göstergesidir.” dedi.

Türk savunma sanayii küresel ölçekte bir güç

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir panelde yaptığı konuşmada, askeri kabiliyetlerin ve ülke güvenliğine dair stratejilerin gelişiminin teknolojiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, “Stratejik, ekonomik ve teknolojik öngörü yetisi bir arada kullanıldığı zaman modern ihtiyaçlara yanıt verebilen bir savunma kapasitesinin inşası da mümkün olur.” dedi.

Demir, Türkiye’nin hem bölgesel hem de küresel ölçekte, savunma sanayisi alanında önemli bir güç olduğunu söyledi.

Yapay zekanın, artan ilgi ve giderek genişleyen uygulama alanlarıyla yalnızca bilim adamlarının konuştuğu bir konu olmaktan çıktığını, ülkeleri ve dolayısıyla tüm insanlığı ilgilendiren bir tartışma konusuna dönüştüğünü ifade eden Demir, şöyle konuştu:

“Askeri kabiliyetlerin ve ülke güvenliğine dair stratejilerin gelişimi teknolojiyle doğrudan bağlantılıdır. Stratejik, ekonomik ve teknolojik öngörü yetisi bir arada kullanıldığı zaman modern ihtiyaçlara yanıt verebilen bir savunma kapasitesinin inşası da mümkün olur. Bu açıdan bakıldığında STM, ThinkTech Düşünce Merkezi ile Türkiye’nin savunma gücüne ve ülke güvenliğine yönelik öngörülere önemli bir katkı sunacaktır.”

Demir, yapay zekanın başlıca özelliklerinin, hızlı karar alabilmek, kendini iyileştirme, öngörü yapabilme, özerklik, yenilenme, başarım, eğitim, keşif ve istihbarat olduğuna işaret ederek, bu konudaki çalışmaların önem taşıdığını dile getirdi.

Yapay zekada ulusal stratejinin belirlenmesi noktasında altyapı çalışmaları yapma sürecinde olduklarını anlatan Demir, şöyle devam etti:

“Büyük veriyi alıp, simülasyon programları geliştirildiğinde olaylar gerçekleşmeden önce yüzlerce, binlerce benzer olay çeşitli parametreleri değiştirilerek görülebiliyor. Bu konuda Havelsan ve STM’nin çalışmaları var. Büyük veri de bu konuda çok önemli. Yapay zekada büyük verinin nasıl analiz edileceği, hangi yöntemlerle harekete geçirileceğiyle ilgili yüzlerce yöntem oluşturulabiliyor. Donanım kısmının da gözden kaçırılmaması gerektiğini düşünüyorum.”

Demir, yapay zekada eğitim, insan kaynağı, simülasyon ortamlarının oluşturulması, donanım, yazılım birlikteliğinin iyi analiz edilmesi konularının önemine dikkati çekerek, bunların gündemlerinde yer aldığını bildirdi.

İstihbarat alanında klasik yöntemler geride kaldı

Genelkurmay Plan ve Prensipler Başkanı Tümgeneral Reha Ufuk Er panelde yaptığı konuşmada, yapay zeka konusunda harcanan enerjilerin birleştirilmesi gerektiğini söyledi.

“Herkes bu konuya yönelmişken bizim acele etmemiz lazım, durmak gibi bir lüksümüz yok.” diyen Er, yarının tehditlerinin karşısına hazırlıklı çıkılması gerektiğini vurguladı.

Er, teknolojinin çok hızlı değiştiğine işaret ederek, insan aklının kısıtlı kaldığı her yerde yapay zekadan yararlanılmasının önem taşıdığını dile getirdi.

Klasik terörle mücadele harekatı ve yaklaşımının evrilmeye başladığına dikkati çeken Er, teröristin de teknolojiyi takip edip, taktikler geliştirdiğini belirtti.

Er, yeni dönemin ihtiyaçlarına değinerek, “Makine hızında harekat, makine hızında savaş. Klasik yöntemlerle başarı sağlamayı beklememeliyiz.” diye konuştu.

İstihbarat konusunda da klasik yöntemlerin aşıldığını ifade eden Er, “Sahada o kadar çok bilgi var ki devasa boyuttaki bu bilgiyi analiz etmeliyiz. Sahaya her şey anlık yansımalı, çözüme ulaşmak için zaman kaybetmemeliyiz. Bu da devamlı olmalı.” değerlendirmesinde bulundu.

Er, teknolojinin geldiği noktada klasik yöntemlerle analiz yapmanın da neredeyse imkansız hale geldiğini söyledi. Gelen bilgilerin dakikalar ve saniyeler içinde analiz edilip kullanıcıya iletilmesinin önemine dikkati çeken Er, “Geniş alan gözetleme, insansız hava araçları (İHA) ve diğer kaynaklardan gelen bilgiler harmanlanıp sahaya yansıtılmalı. Bu alanda bir an önce, hiç durmadan yazılımları geliştirmemiz lazım.” ifadesini kullandı.

TSK’nın hizmetine robot katırlar, arı “drone”lar verilmeli

Statik bir düzenin artık mevcut harekat ihtiyaçlarını karşılayamayacağını vurgulayan Er, şöyle devam etti:

“Yazılımlarla, robotlarla, yük taşıyıcı katırlarla destekli lojistik sistemlere ihtiyaç var. Yapay zekayla öğrenen taşıyıcı katır sahaya iniyor, yaralıyı alıyor, sahanın dışına çıkıyor. Bunlara yönelmemiz lazım. Akıllı mühimmatlar, mağara tespiti, yer altı şehirlerinin açığa çıkarılması bizim için gerekli olan sistemler. Sensörlerle donatılmış patlayıcı yüklü arılar, iskelet sistemleri… Geç kalmayalım. Belden aşağı bir iskelet sistemiyle 4 kat daha hızlı koşmak ve yük taşımak mümkün. Bu çok büyük bir kapasite ve kuvvet çarpanı.”

Reha Ufuk Er, kararların anlık olmasının önemine işaret ederek, personele de tüm bu süreçlere uygun eğitimler verilmesine ihtiyaç bulunduğunu anlattı.

Er, “Akademisyen, asker, savunma sanayisi birlikte çalışmalıyız ancak mükemmeli ararken mümkünü kaybetmeyelim. Biz savaşan bir orduyuz, her gün savaş, harekat var. Dolayısıyla robot katır, yazılımlar, arı ‘drone’lar, mikro boyutta karıncalar neyse mümkün olan en kısa sürede kullanımımıza verilmeli. Mükemmeli aramıyoruz, çünkü mümkünü kaçırıyoruz.” dedi.

İHA, SİHA gibi sürpriz etki yaratan teknolojilerin terörle mücadeleye önemli katkılar verdiğini ifade eden Er, sahada elde edilen bilgi ve deneyimlerin yeni avantajlar sağlayacak kazanımlara, yeni sürpriz etkisi sağlayacak teknolojilere dönüştürülmesi gerektiğini bildirdi.

Kaynak: www.defenceandtechnology.com
Google+ Linkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.